tez örneği

 

BİRİNCİ BÖLÜM

PARA POLİTİKASI VE MERKEZ BANKACILIĞI

 

1.1 PARA KAVRAMI

 

Para kavramı, her türlü mal yada hizmeti satınalma gücüne sahip olan varlık olarak tanımlanabilir. Başka bir tanıma göre; para üreticilerin yada tüketicilerin piyasa imkanları doğrultusunda alış-veriş yapmalarını sağlayan değişim aracıdır[1].  Paranın değer kazanabilmesi için yasal karşılığının olması ve herkes tarafından kabul edilmesi gerekmektedir[2]. Bu çerçevede paranın özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir[3];

 

  • Taşınabilirlik: Para değişim aracı olarak kullanılabilmesi için kolayca taşınabilir bir özelliğe sahip olmalıdır.
  • Bölünebilirlik: Para değişim ve kabul edilebilir olma çerçevesinde parçalara bölünebilmeli ve birbiri yerine dönüştürülebilir olmalıdır.
  • Dayanıklılık: Para, sıcaklık, nem, yıpranma, bozulma vb. dış faktörlere karşı dayanıklı olmalıdır.
  • Kabul görme: Paranın değer kazanması için arz ve talebinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

 

 

Yukarıda belirtilen özellikler para olarak değerlendirlen varlıkta bulunmak zorundadır. Bunların haricinde paranın belirli fonksiyonları bulunmaktadır. Bunlar şu şekildedir[4];

  • Para Mübadele (değişim) aracı olarak kullanılabilmektedir,
  • Para herkes tarafından kabul edilen Ortak değer ölçüsüdür.
  • Para üretici ve tüketiciler açısından Tasarrufları biriktirme yada borçlanma aracı olarak kullanılabilmektedir.
  • Para karar vericiler açısında Ekonomi politikası aracı olarak kullanılabilir.

Para piyasası içerisinde para kavramı çeşitli şekillerde kullanılabilmektedir.  Varlığı kabul edilen para çeşitleri aşağıda tanımlanmıştır.

 

  • Mal Para: takas döneminde kullanılan para çeşidini ifade etmektedir. Mal-para genellikle değerli madenlerden oluşmaktadır.
  • Temsili paralar: kıymetli madenlerden çevrilme olanağına sahip olan varlığı ifade etmektedir. Günümüzde kabul gören temsili para kağıt para olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Altın yada gümüş sertifikası: altın yada gümüş gibi değerli madenlerin ödeme aracı olarak kullanıldığı dönemlerde taşıma imkanlarının kolaylaştırılması amacıyla fon benzeri sertifikalar kullanılmıştır. Bu kağıtlar temsil ettikleri madenin değeri ölçüsünde değerlendirilmiştir.
  • Kağıt Para: Merkez bankalarının banknotları altın madenine çevirmesi yerine kağıt para ile değiştirmesi sonucunda para sistemi içinde yeralmıştır.
  • Kaydi para (banka parası): ödeme işlemlerine konu olan banka mevduatlarından oluşmaktadır. Bireyler kaydi para çerçevesinde birikimlerini vadeli yada vadesiz mevduata yatırıp ödemelerini; çek, kredi kartı gibi araçlarla yapabilmektedirler.

 

1.2 PARA POLİTİKASINA İLİŞKİN KURAMSAL GÖRÜŞLER

 

Para politikası faiz yada ekonominin içerisinde yer alan paranın miktarını iktisat politikası yardımıyla ayarlama sürecini ifade etmektedir. Faiz burada paranın kiralanması karşılığında elde edilen kiralama ücretini ifade etmektedir[5]. Bunun haricinde ekonomik yaşantının regülasyonuna göre para alanında yer alan kararlar para politikası içinde yer almaktadır. Para politikaları Merkez Bankasının para arzını kontrol etmek için elinde bulundurduğu argümanları da ifade etmektedir[6].

 

Para politikasının amacı ülke içinde uygulanmakta olan iktisadi ve parasal rejime bağlı olarak değişmektedir. Para politikasının genel çerçevede MB’nin elinde bulunan doğrudan yada dolaylı konversiyonel araçlarla sınırlı olduğu söylene bilir[7]. Para politikasının etkin bir argümana sahip olabilmesi için maliye politikası araçları ile desteklenmesi gerekmektedir. Bunun haricinde para politikasının etkinliği MB’nın bağımsızlık oranı ile de bağlantılıdır. Para politikası araçları üzerindeki argümanlar bankacılık sektörü üzerinde büyük bir etkiye sahiptir[8]. Bu durum bankacılık sektörünün etkilenme kapasitesinin reel sektörlere yansıması olarak ifade edilebilir.

 

Geniş anlamda para politikasının tanımlanması için MB’nin elinde bulunan para politikası araçlarının incelenmesi gerekmektedir. Genel çerçevede MB’nin amacının piyasa içinde yer alan para miktarının para politikası ile denetiminin sağlanmasıdır. Bu nedenle MB’nin parasal arzı kontrol edebilmek için kullandığı argümanlar politikasını oluşturmaktadır denilebilir.

 

1.3 PARA POLİTİKASI ARAÇLARI

 

MB ekonomide gözlemlenen durumlar çerçevesinde para politikasına yönelik hedeflerini belirme yeteneğini elinde bulundurmaktadır. Bu hedeflerin gerçekleşe bilmesi etkin para politikası araçlarının seçilmesine bağlıdır. MB’nin kullanmış olduğu para politikası araçlarının özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir[9][10][11];

 

  • Para politikası araçları konjektürel değişimler doğrultusunda değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle para politikasının ekonomik koşullarla uyumlaştırılması gerekmektedir.
  • Para politikası araçları aleni olmak zorunda değildir. Para politikası araçları bu nedenle halka bildirilmeden uygulanabilir.
  • Para politikası araçları halk tarafından tabip edilmediği için etknliği maliye politikasının tutarlılığına bağlıdır.
  • Para politikası araçları MB’nin otoritesi doğrultusunda gerçekleştirilir.

 

MB’nin işleyişi banka ve para piyasalarının üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. MB’ler yapısı itibari ile kar amacı gütmez ve bağımsız olmak zorundadır. Aksi takdirde finansal piyasalarda tam bir etkinlikten söz edilemez. Bu işlevi dolayısıyla MB’nin piyasada düzenleyici role sahip olduğu söylenebilir.

 

 

 

Para politikası araçları genel düzeyde dolaylı ve dolaysız olmak üzere iki aşamada incelenebilmektedir.

  • Dolaysız araçlar, fiyat ve miktar üzerinden ekilidir, dolaylı araçlar ise piyasa gözlemlenen arz ile talep koşullarından etkilenmektedir.
  • Dolaysız politika araçları, finans sistem içinde yer alan banka bilançolarında etkilidir, dolaylı para politikası araçları ise MB’nin bilançosu veya MB’nin faizleri etkileyebilme amacına hizmet etmektedir.

 

1.3.1. Dolaysız Para Politikası Araçları

 

Merkez Bankası dolaysız para politikası araçları söz konusu olduğunda, işleyişini piyasalara değilde yasal düzenlemelerle sağlamaktadır. Başka bir ifadeyle, Merkez Bankası’ nın kurumları, kredi ve mevduat fiyatı ya da miktarını doğrudan denetleyebilmektedir. Faiz oranı ve kredi tavanı kontrolü yoğunlukla kullanılan dolaysız araçlardır[12].

 

MB dolaysız para politikası araçlarını piyasa işleyişine göre değil yasal düzenlemeler ışığında kullanmaktadır. MB bu yasal yetkileri ile finansal kurumların kredi, faiz yada mevduat oranlarını kontrol edebilmektedir. Ençok kullanılan dolaysız para politikası araçları; faiz oranları ve kredi tavanının belirlenmesi olarak sıralanabilir. Buna ek olarak MB’nin dolaysız para politikası araçları aşağıda incelenmiştir.

  • Faiz Oranı Kontrolleri

 

Çoğu zaman faiz oranları etkin bir parasal kontrol aracı olarak düşünülmemektedir. Bu  nedenle faiz oranlarının sektörel ölçütlerle farklılaştığı söylenebilir.  Faiz oranı kontrollerinde hedef; piyasanın yatırım imkanları doğrultusunda özendirilmesi ve piyasanın düşük faizle fonlama maliyetinin azaltılmasıdır[13].

 

  • Kredi Tavanı Uygulaması

 

MB’ler finansal kurumların verdikleri kredileri; miktar, faiz yada vade bazında denetleye bilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle bazı durumlar MB’ler ekonomide etkinliğin sağlanması amacıyla kredilere tavan uygulamaları ile müdahale edebilir. Yada kredi vadelerinin düzenlenmesine rol alabilir. Kredi tavan uygulamasındaki amaç finansal piyasalarda borç stabilizasyonun sağlanmasıdır.

 

  • Disponibilite Oranı

 

Disponibilite oranı bankaların aktifleri üzerinde etkili olmaktadır.  Bu çerçevede MB bankalara elinde bulunan fonlar için belirli oranlarda disponibil belirleme yetkisine sahiptir[14].

 

  • Finansal Aracıların Portföylerinin Yeniden Düzenlenmesi

 

Finansal kurumların portföyünde bulunması gereken kıymetler MB tarafından belirlenmektedir. MB bu kıymetlerin faaliyet ve miktarını belirleme yetkisine de sahiptir. Bu araç yardımıyla finansal kurumların elinde bulunan fonlar ekonomik aktiviteleri destekleyecek şekilde sektörel bazda dağıtılabilmektedir. Bu aracın etkin olabilmesi için piyasa içinde menkul kıymet darlığının olmaması gerekmektedir.

 

 

  • Tüketici Kredilerinin Kontrolü

 

MB, tüketicilere sunulan kredileri kontrol etme yetkisine sahiptir. Bu çerçevede MB’ler hane halkının borçlanma oranını kontrol altına alabilmektedir. Ancak tüketici kredilerinde gerçekleştirilen işlemlerin reel piyasalara etkisi kısa vadede gözlemlenebilmektedir.

 

  • İkna Yolu

 

MB’ler finansal kurumların davranışlarını kontrol edebilmek için bazı durumlarda ikna yolunu seçenek olarak elinde bulundurmaktadır. Bu aracın kanuni bir yaptırımı bulunmamaktadır. Bu nedenle ikna yolunun etkinliği MB’nin inandırıcılığına bağlıdır. İkna yolu Asya ülkelerinde sıkça uygulanan yöntemler arasında yer almaktadır.

 

1.3.2. Dolaylı Para Politikası Araçları

 

Dolaylı para politikası araçları parasal hedefler doğrultusunda kullanılmaktadır. MB’nin piyasa içerisine aracı rolü ile girmesini sağlayan bir araçtır. Bu nedenle dolaylı para politikası araçlar piyasa temelli para politikası aracı olarak adlandırılmaktadır. Ekonomik konjektür içinde finansal kurumlara verilen nakit değerler farklılaşmaktadır.

 

Bu nedenle finans piyasasına hakim olmak için dolaylı para politikası araçları etkin olarak kullanılmaktadır. 1980 yılından sonraki gelişmeler dolaysız para politikası araçlarının rolünü zayıflatmıştır. Bu durum nedeni dolaylı para politikası araçları ile finans piyasalarının gelişimini sağlarken ekonomik etkinlik düzeyini iyileştirmektir.

 

 

 

Dolaylı para politikası araçları hedefler doğrultusunda çeşitlilik göstermektedir. Bu çerçevede dolaylı para politikası araçları aşağıda incelenmiştir.

 

  • Açık Piyasa İşlemleri

 

Açık piyasa işlemleri dolaşım içindeki para arzını miktarını etkilemek için kullanılmaktadır. Bu işlemler devlet tahvili yada hazine bonosu alım-satımıyla gerçekleştirilmektedir. Açık piyasa işlemleri MB’lerin piyasa hakimiyetini test etme yeteneğini elinde bulundurmasını ifade etmektedir. Hazine kıymetlerinin yanı sıra piyasa içinde dolaşımda olan tahvil ve bonoların işlemelerini yapabilmektedir[15].

 

Açık piyasa işlemleri özel kesime ait tahvil ve bonoları kapsamamaktadır. Bunun nedeni MB’lerin özel kesim kağıtları içinde işlem yapamamasıdır. Çünkü MB’ler makro politikalar için araçlarını kullanma yetkisine sahiptir. Açık piyasa işlemleri doğrultusunda yapılan alım para tabanını genişletmektedir. Tersi durumda ekonomik daralma sorunsalı ile MB’ler karşı karşıya kalmaktadır. APİ’ler esnek bir yapıya sahip olduğu için MB’lerin elinde bulundurduğu önemli bir yetkidir.

 

APİ esnekliği yapılan işlemlerin değişen koşullar etrafında tersine çevrilebilmesini ifade etmektedir.  Açık piyasa işlemlerinde MB’lerin asıl ortakları bankalardır. Bu nedenle etkin bankacılık sisteminin olmaması durumunda APİ’ler beklentileri karşılamayacaktır.  Açık piyasa sistemlerinin olumsuz yönü kısa ve orta vadeli işlemler olmasıdır. Çünkü piyasa ekonomisi zamanla MB’nin hamlesi doğrultusunda hareket edecektir. Ancak bu hareketin MB amacı ile uyuşması uzun vadede gerçekleşecektir.

 

Ülkeler ikincil piyasalarda esneklik düzeyi yüksek olan APİ’leri para politikasının etkin bir  aracı olarak kullanmaktadır. Bilhassa repo-ters repo, interbank işlemlerinde APİ etkinliği gözlemlenebilmektedir. Sermayenin hareketlilik oranını yüksek olduğunda piyasalardaki likit akımları dengelemek amacıyla repo-ters repo araçları uygulanmaktadır.

 

  • Reeskont Oranı

 

Reeskont kavramı, bedel karşılığında iskonto edilerek değiştirilen kıymetin yeniden fiyatlanarak satılmasını ifade etmektedir (re-iskonto). MB reeskont oranı şartlarını kendisi belirlemektedir.  Finansal piyasalar içinde yeralan bankaların  elinde bulundurduğun senet, bono vb. değerli kağıtları MB’ye iskonto ettirip MB’den kredi alması sonucunda MB’nin uyguladığı faiz reeskont oranı olarak tanımlanmaktadır[16].

 

  • Zorunlu Karşılık Oranı

 

Zorunlu karşılık oranları Bankaların elinde bulunan mevduatlarına karşılık MB’de bulundurmak zorunda olduğu mevduat miktarını ifade etmektedir. Zorunlu karşılık oranının artması sonucunda bankalar açısından sıkılaştırıcı politikaların uygulamada olduğu söylenebilir. Finansa piyasalarında gözlemlenen aşırı büyümenin engellenmesi için zorunlu karşılıklar kullanılmaktadır.  Ayrıca zorunlu karşılıkların artması bankaların kredi olanaklarını daraltmakta ve borç stoğunu arttırmaktadır.

 

 

 

 

1.4 PARA POLİTİKASI HEDEFLERİ

 

Para politikalarının temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu nedenle MB’ler enflasyon hedefleri doğrultusunda politikalarını belirlemektedir.  TCMB kanuna göre “Banka fiyat istikrarı temel amacı ile çelişmemek kaydıyla hükümetin büyüme ve istihdam politikalarını desteklemektedir”. Bu çerçevede para politikası hedefleri aşağıdaki gibi açıklanabilmektedir.

 

1.4.1. Fiyat istikrarı

 

Fiyat istikrarı Merkez bankalarının ana amacı olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bu nedenle Merkez bankaları fiyat istikrarını sağlamak için para politikası araçlarını sürekli olarak güncellemektedir.  Piyasa içerisinde oluşan fiyatlar anlık değişimlerden etkilenme yeteneğine sahip olduğu için Merkez bankalarının Piyasayı sürekli olarak gözlem altında bulundurması gerekmektedir[17].

 

Sürekli fiyat artışı olarak tanımlanan enflasyon olgusunun piyasa yatırımcıları ve talep edenler üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olmaması için fiyat istikrarının Merkez bankaları tarafından dikkate alınması gereken bir husus olduğu günümüzde tartışmasız bir rol almıştır[18]. Merkez bankalarının fiyat istikrarlı Temelli para politikası araçları oluşturmasının bir diğer nedeni istikrarsız hareketlerin ekonomik büyümeyi olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu durum yatırımcının piyasa üzerindeki güvenini olumsuz olarak etkileyecek ve enflasyonu aracı olarak tetikleyecektir[19].

 

Merkez Bankası’nın bağımsızlığı para politikası araçlarında ve fiyat istikrarı amacına yönelik yatırımcı davranışlarında etkili bir konumda yer almaktadır.  Bu nedenle ekonomik büyümenin desteklenmesi için Merkez Bankası bağımsızlığının ekonomik yapı içindeki önemi ortaya çıkmaktadır.

 

 

 

1.4.2. Tam İstihdam

 

Tam istihdam denge koşulu ekonomi içerisinde yer alan ve çalışmak isteyen herkesin iş bulma imkanına sahip olduğu düzeyi temsil etmektedir. Tam istihdam denge koşulu ulaşmak mevcut ekonomik şartlar içerisinde mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası fiyat istikrarı amacı hedefi ile çelişmek kaydıyla hükümetin işsizlik politikalarına yardımcı olmaktadır. Ancak bankanın temel amacı fiyat istikrarıdır. Merkez bankalarının en düşük işsizlik seviyesine sahip olmak için para politikalarını maliye politikaları ile tutarlı bir düzeyde tutması gerekmektedir.

 

1.4.3. İktisadi Büyüme

 

Ekonomik büyüme kalırım Bu ülkenin toplam gelirinin üzerinde meydana gelen artışları ifade etmektedir. Ekonomik büyümenin devam edebilmesi için yatırımcı ve talep edenlerin ekonomik güven içerisinde yer alması gelmektedir. Ekonomik güvenin sağlanabilmesi için Merkez Bankası’nın bağımsız koşulları altında para politikası uygulamalarını gerçekleştirmesine bağlıdır. Ekonomik büyümenin sağlanabilmesi Finans piyasasının etkinlik koşullarını oluşturabilmesi ne bağlıdır. Real piyasanın ihtiyacı olan yatırım karşılıkları Finans piyasası içerisinde yer alan bankalar tarafından karşılanmalıdır. Bu nedenle Merkez Bankası’nın Elinde bulundurmuş olduğu faiz aracı ekonomik büyümeyi ve enflasyonu önemli düzeyini etkileyen araçlar arasında yer almaktadır.

 

1.4.4. Faiz İstikrarı

 

Merkez bankalarının faiz kararları para ve finans piyasaları için önemli bir konumda yer almaktadır. Bu nedenle Merkez bankalarının faiz kararını verirken piyasa koşulları göz önünde bulundurması gerekmektedir. Faiz oranlarının reel faiz oranları ile birlikte değerlendirilmesi Merkez bankalarının gerçekçi politikaları uygulaması açısından önemlidir. Merkez bankalarının faiz artırımına gitmesi Kredi talep edenlerin ek maliyet yüküyle karşılaşmasında neden olmakta ve ekonomik büyümeyi olumsuz olarak etkilemektedir.

 

Bunun haricinde döviz piyasalarında gerçekleşmiş olan Spekülatif hareketlerle oluşan dalgalanmalar enflasyonu tetikler niteliktedir. Bu durum Merkez bankalarının faiz artışı ile karşılık bulunmaktadır. Döviz piyasaları ile birlikte düşünüldüğünde faiz oranlarındaki artış in dövizin değerlendirmesini kısa vadede düşürdüğü söylenebilir. Ancak faiz artışlarının ekonomiye getireceği ek maliyet yükü Merkez bankaları tarafından düşünülmelidir.

 

1.4.5. Finansal Piyasalarda İstikrar

 

 

 

Türkiye’de 2001 yılında gerçekleşen finansal kriz sonrasında bankalar üzerinden alınan tedbirler Finans piyasasının etkin bir şekilde Real sektörde yer almasını sağlamıştır. Bu durumun gelişmesinde tasarruf oranlarının artırılması ve finans piyasalarının kredi olanaklarının serbest piyasa içerisinde belirlenmesine olanak tanınması önemli adımlar içerisindedir. Piyasası içerisinde karar vericilerin rasyonel karar vericiler olarak değerlendirmesi Finans piyasasında oluşabilecek olan Krizlere karşı bankaları dayanıklı bir düzeye ulaştırmıştır.

 

 

Finans piyasalarının doğrudan etkisi ve dolaylı etkisi değerlendirildiği zaman Reel piyasa koşullarının finansal piyasa isteğe bağlı olarak büyüdüğü söylenebilir. Bu nedenle finansal kurumlarda oluşabilecek olan bir istikrarsızlık ekonominin bütününe olumsuzluk olarak yansımasıdır. Merkez bankaları açısından da Finans piyasalarının dayanıklılığı ve krizi olan duyarlılığı para politikası hedeflerinde önemlidir. Bu nedenle Merkez bankaları Finans piyasası içinde yer alan kuruluşların nakit ihtiyacını karşılamak için APİ işlemleri gerçekleştirmektedir.

 

Günümüzde Finans piyasaları değerlendirildiği zaman kredi derecelendirme kuruluşlarının notlarına göre Finans piyasalarının krizde olan duyarlılığını 2001 krizinin Ben daha iyi bir düzeyde olduğu söylenebilir. Ülke içindeki yerleşikler Kredi olanaklarını sonsuz miktarda kullanabilme şansına sahip iken Finans piyasaları ve sektörü önemli bir düzeyde finansman kaynağı olarak etkilemektedir. Özellikle İnşaat gibi Kredi olanaklarını bağlı olan sektörler Finans piyasalarının argümanları ile birlikte büyüme potansiyeline sahip olmaktadır.

 

1.4.6. Ödemeler Dengesi

 

 

Küreselleşme ile birlikte dünya ekonomisinin içerisinde yer alan ülkeler birbiriyle sürekli olarak ticari faaliyetleri yürütmektedir. Bu durum ülkeler arasındaki Ödemeler dengesi soru salının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ödemeler dengesi dış alemden alınan ürünler ile dış aleme satılan ürünler arasındaki farkı parasal değer de ifade eden bir kavramdır. Özellikle cari açık olarak adlandırılan Ödemeler dengesi ülkelerin döviz piyasası için de önemli bir konuma sahiptir.

 

Ödemeler dengesinin negatif değer de yer alması yani dış alımın satınalımdan daha fazla olması durumunda ülkeler büyüme oranlarını tehlikeye düşürmektedir. Bu durum para politikası araçları içerisinde ödemeler dengesinin önemli bir kalem olarak karşınıza çıkmasına neden olmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

BAŞÇI, E., & Kara, H. (2011). Finansal istikrar ve para politikası. İktisat İşletme ve Finans, 26(302), 9-25.

AKTAŞ, Z., Alp, H., Gürkaynak, R., Kesriyeli, M., & Orak, M. (2009). Türkiye’de para politikasının aktarımı: Para politikasının mali piyasalara etkisi. Iktisat Isletme ve Finans, 24(278), 9-24.

Gonnard, R., & Suvla, R. Ş. (1938). PARANIN FONKSİYONLARI. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 4(14), 346-360.

TAŞÇI, H. M., DARICI, B., & Erbaykal, E. (2011). Ters para ikamesi süreci ve döviz kuru oynaklığı: Türkiye örneği. Doğuş Üniversitesi Dergisi, 10(1), 102-117.

Friedman, M. (2017). Quantity theory of money. The New Palgrave Dictionary of Economics, 1-31.

Eroğlu, N., & Kara, F. (2017). Makro İhtiyati Para Politikası Araçları ve Türkiye Uygulaması Üzerine Genel Bir Bakış. International Journal of Finance & Banking Studies (2147-4486), 6(2), 60-69.

Bulut, M., & Karasoy, H. G. (2016). Para Politikası Belirsizliği Altında Aktarım Mekanizması: Türkiye Örneği.

Öztürk, C. (2017). Para politikasındaki yeni arayışların BMW modeli çerçevesinde analizi: Türkiye örneği (Master’s thesis, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Cevik, E. I., & Yildirim, D. Ç. (2018). Para Politikası Tercihleri İle İşsizlik Oranları Arasındaki İlişki. Ege Akademik Bakis, 18(1), 31-45.

Demir, N. (2017). Gelişmekte olan ekonomilerde finansal serbestleşmenin para politikası üzerine etkisi (Master’s thesis, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Yurtkur, A. K. (2017). PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİLEŞİMİ MESELESİ: YENİ UZLAŞI. International Journal of Management Economics & Business, 13, 812-823.

Güngör, K. (2017). Thatcher’ın Temel Maliye-Ekonomi Politikaları ve Birleşik Krallık’taki Etkileri. Eskisehir Osmangazi Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 18(2), 1-20.

Karaca, O. (2005). Türkiye’de Faiz Oranı ile Döviz Kuru Arasındaki Ilişki: Faizlerin Düşürülmesi Kurları Yükseltirmi? (No. 2005/14). Discussion Paper, Turkish Economic Association.

Kaya, Y. T. (2001). Türk Bankacılık Sisteminde Net Faiz Marjının Modellenmesi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu MSPD Çalışma Raporları, 4.

Köse, Y., Atik, M., & Yılmaz, B. (2015). Merkez Bankası Kâr Etmeli mi? TC Merkez Bankası Örneği. Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 8(1), 261-275.

DURAMAZ, S., & DİLBER, İ. (2016). Küresel Kriz Sürecinde Para Politikasında Yeni Bir Araç Olarak Faiz Koridoruna Genel Bir Bakış. Maliye Araştırmaları Dergisi, 1(1).

Arıcan, E., & Okay, G. (2014). EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK ORTAMINDA MERKEZ BANKALARININ UYGULADIĞI PARA POLİTİKALARI VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ.

MANGIR, F., & ERTEM, C. (2016). ALTERNATİF PARA POLİTİKASI STRATEJİSİ OLARAK NOMİNAL GSYİH HEDEFLEMESİ: KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, (31), 162-185.

Şanlisoy, S., & Çeti̇n, M. (2016). Türkiye Ekonomisinde Hükümetlerin Ekonomik Performanslarının TOPSIS Yöntemi İle Ölçülmesi. Sosyoekonomi, 24(28).

 

 

 

 

[1] BAŞÇI, E., & Kara, H. (2011). Finansal istikrar ve para politikası. İktisat İşletme ve Finans, 26(302), 9-25.

[2] AKTAŞ, Z., Alp, H., Gürkaynak, R., Kesriyeli, M., & Orak, M. (2009). Türkiye’de para politikasının aktarımı: Para politikasının mali piyasalara etkisi. Iktisat Isletme ve Finans, 24(278), 9-24.

[3] Gonnard, R., & Suvla, R. Ş. (1938). PARANIN FONKSİYONLARI. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 4(14), 346-360.

[4] TAŞÇI, H. M., DARICI, B., & Erbaykal, E. (2011). Ters para ikamesi süreci ve döviz kuru oynaklığı: Türkiye örneği. Doğuş Üniversitesi Dergisi, 10(1), 102-117.

[5] Friedman, M. (2017). Quantity theory of money. The New Palgrave Dictionary of Economics, 1-31.

[6] Eroğlu, N., & Kara, F. (2017). Makro İhtiyati Para Politikası Araçları ve Türkiye Uygulaması Üzerine Genel Bir Bakış. International Journal of Finance & Banking Studies (2147-4486), 6(2), 60-69.

[7] Bulut, M., & Karasoy, H. G. (2016). Para Politikası Belirsizliği Altında Aktarım Mekanizması: Türkiye Örneği.

[8] Öztürk, C. (2017). Para politikasındaki yeni arayışların BMW modeli çerçevesinde analizi: Türkiye örneği (Master’s thesis, Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

[9] Cevik, E. I., & Yildirim, D. Ç. (2018). Para Politikası Tercihleri İle İşsizlik Oranları Arasındaki İlişki. Ege Akademik Bakis, 18(1), 31-45.

[10] Demir, N. (2017). Gelişmekte olan ekonomilerde finansal serbestleşmenin para politikası üzerine etkisi (Master’s thesis, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü).

[11] Yurtkur, A. K. (2017). PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİLEŞİMİ MESELESİ: YENİ UZLAŞI. International Journal of Management Economics & Business, 13, 812-823.

[12] Güngör, K. (2017). Thatcher’ın Temel Maliye-Ekonomi Politikaları ve Birleşik Krallık’taki Etkileri. Eskisehir Osmangazi Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 18(2), 1-20.

[13] Karaca, O. (2005). Türkiye’de Faiz Oranı ile Döviz Kuru Arasındaki Ilişki: Faizlerin Düşürülmesi Kurları Yükseltirmi? (No. 2005/14). Discussion Paper, Turkish Economic Association.

[14] Kaya, Y. T. (2001). Türk Bankacılık Sisteminde Net Faiz Marjının Modellenmesi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu MSPD Çalışma Raporları, 4.

[15] Köse, Y., Atik, M., & Yılmaz, B. (2015). Merkez Bankası Kâr Etmeli mi? TC Merkez Bankası Örneği. Ömer Halisdemir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 8(1), 261-275.

[16] DURAMAZ, S., & DİLBER, İ. (2016). Küresel Kriz Sürecinde Para Politikasında Yeni Bir Araç Olarak Faiz Koridoruna Genel Bir Bakış. Maliye Araştırmaları Dergisi, 1(1).

[17] Arıcan, E., & Okay, G. (2014). EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK ORTAMINDA MERKEZ BANKALARININ UYGULADIĞI PARA POLİTİKALARI VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ.

[18] MANGIR, F., & ERTEM, C. (2016). ALTERNATİF PARA POLİTİKASI STRATEJİSİ OLARAK NOMİNAL GSYİH HEDEFLEMESİ: KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Sosyal Ekonomik Araştırmalar Dergisi, (31), 162-185.

[19] Şanlisoy, S., & Çeti̇n, M. (2016). Türkiye Ekonomisinde Hükümetlerin Ekonomik Performanslarının TOPSIS Yöntemi İle Ölçülmesi. Sosyoekonomi, 24(28).

 

0543 943 76 01

WhatsApp 7/24 Whatsapp